Bu derste İnternet ve Web Tasarımı hakkında temel bilgilere yer vereceğiz.
İnternet ve Web Tasarımı
İnternet dünya çapında birçok bilgisayarın birbirine bağlı olduğu bir iletişim ağdır. İnternete bağlı her bilgisayarın bir numarası vardır. Bu numaraya IP numarası denir. IP (İnternet Protocol) bir protokoldür aslında ve internetteki bilgisayarların bu numarayla iletişim kurmasını sağlar. IP numarası 4 hanelidir ve her hane 0-255 arası olabilir. 88.120.150.111 gibi. Bu numarayı telefon numarasına benzetebiliriz. Her telefonun bir numarası vardır ve bu telefonların iletişim kurabilmesi numara gereklidir.
WEB Tarayıcılar (Browsers)
WEB tarayıcısı, internet üzerindeki tüm bilgilere bakabilme ve bu bilgilerle etkileşim halinde olabilme olanağı veren bir uygulama programıdır. Tarayıcı kelimesinin İngilizce karşılığı “browser”’dır. WEB tarayıcısı, Yardımlı Metin Transfer Protokolü’nü (İngilizcesi “Hypertext Transfer Protocol” – kısaca HTTP) kullanarak, tarayıcı kullanıcısı adına İnternet üzerinde WEB sunucularından isteklerde bulunan bir istemci programdır.
WEB Tarayıcıların Çalışması
WEB istemci-sunucu (client-server) sistemi olarak bilinir. Sizin WEB tarayıcı yazılımınız istemci, uzaktaki sizin erişmek istediğiniz bilgileri saklayan bilgisayar ise sunucudur. Örneğin; Milli Eğitim Bakanlığının WEB sitesine bakıyorsanız sizin bilgisayarınız Ankara’daki bir sunucudan WEB sayfalarına erişmek istediği mesajını yollamıştır. Milli Eğitim Bakanlığının WEB sunucusu istediğiniz bilgileri internet üzerinden sizin bilgisayarınıza yollamaktadır. Sizin WEB tarayıcınız gelen bilgileri yorumlar ve sizin ekranınızda anlaşılır bir şekilde gösterir.
Teknik olarak tarayıcıların neler yaptığını iki madde de toplayabiliriz.
1- Tarayıcınız sizin bağlandığınız WEB sunucudan yaptığınız dosya isteğini ağ (network) üzerinden size yani kullandığınız bilgisayara ulaştırır.
2- Tarayıcının ikinci görevi ise yaptığınız isteği, yani WEB sunucudan gelen dosyayı size, yani monitörünüze nasıl yansıtacağını, formatlamasını bilmesidir. İlgili WEB sayfasının adresi yazıldıktan sonra, tarayıcı ilgili WEB sunucuyu bulur ve sayfayı ister. Sunucu ilgili sayfayı “tag” denilen komutlar topluluğu olarak istemci makineye gönderir. İstemci makinedeki tarayıcı bu sayfayı alır ve gelen komutları yorumlar ve anlaşılır bir şekilde gösterir.
Burada şu açıklamayı yapmak gerekmektedir. Şu an kullanılan onlarca tarayıcı mevcuttur. Bu tarayıcılar sunuculardan kendilerine gelen tag (etiket) topluluğunu yorumlarken bazı standartlara uyarlar. Bu standartları W3C (The World Wide Web Consortium) kuruluşu belirlemektedir. Tarayıcların bazıları bu kuruluşun belirlediği standartlara uymayabilirler veya belirlenen bu standartları farklı yorumlayabilirler. Bu nedenle web siteleri farklı tarayıcılarda farklı görünebilir. Web sitesi yaparken sitemizi tüm tarayıcılarda denemeliyiz. Tabiki en çok kullanılan tarayıcıları daha çok dikkate almalıyız.
Tarayıcılar HTTP (Yardımlı Metin Transfer Protokolü,İngilizcesi “Hypertext Transfer Protocol” – kısaca HTTP), FTP (File Transfer Protokol, Dosya Aktarım Protokolü) gibi protokolleri kullanarak web sayfalarını görüntülerler. Dünyada en çok kullanılan web tarayıcıları aşağıdaki gibidir;

- Internet Explorer (64.66%)
- Mozilla Firefox (26.08%)
- Safari (3.74%)
- Google Chrome (3.17%)
- Opera (1.53%)
- Other (0.82%)
Web sayfaları Sunucu(server) denen bilgisayarlarda kayıtlıdır ve biz tarayıcılar sayesinde bu web sayfalarını sunuculardan isteriz. Bu durumda biz İstemci (Client) oluyoruz. Web sayfalarını barındıran bu sunucu bilgisayarların ip adresi vardır ve internet üzerindeki tüm iletişim IP adresine göre yapılır. Önceden bir web sitesine ulaşmak için bu sunucruların ip adresi giilirdi. Fakat bu IP adreslerinin akılda kalması zor olduğundan alan adı kavramı ortaya çıktı. Alan adı, sunucu bilgisayarların adreslerinin akılda daha kolay kalması için verilen isimdir. Örnek www.facebook.com bir alan adıdır. Aslında tarayıcmıza 69.63.181.12 girdiğimizde yine facebook.com sitesine ulaşmış oluruz. İnternet üzerindeki tüm iletişim IP adreslerine göre yapıldığına göre biz tarayıcmıza www.facebook.com girdiğimizde bu alan adının IP karşılığını bulan bir sunucunun olması gerekli. İşte bu sunucuya DNS (Domain Name Server- Alan Adı Sunucusu) adı verilir. Bu işlemide telefon defterinde Önce Ahmet Amcamızı bulup sonra karşısındaki telefon numarasını bulmaya benzetebiliriz.

İnternet adreslerinde görülen kısaltmalar şunlardır:
gov: Hükümet kurumları (government)
edu: Eğitim kurumları (education)
org: Ticari olmayan kuruluşlar (organization)
com: Ticari kuruluşlar (company)
mil: Askeri kurumlar (military)
net: Servis sunucular (network)
ac: Akademik kuruluşlar (academic)
int: Uluslararası kuruluşlar (international)
Türkiyede verilen .tr uzantılı Alan adları için bir kuruluş olmak gerekmektedir. Yani özel kişiler .tr uzantılı adresler alamamaktadır.
Arama Motorları
İnternet büyük miktarda bilgi içerir, ancak en büyük sorun ihtiyacınız olan bilginin yerini tespit etmektir. Arama motoru, WEB sitelerini dolaşarak içeriklerini inceleyen ve bu içerikleri sizin arama yapabilmeniz için uygun şekilde indeksleyen programlara verilen isimdir.
Arama motorları genellikle çok büyük bir veritabanına sahiptir. Belli bir konuda araştırma yaptırabilmek için tüm yapmanız gereken anahtar bir kelime ya da sözcüğü girmektir. Girdiğiniz verilere göre araştırma yapılacak, sonra da konuyla ilgili olarak bulunan linkler bir liste halinde size sunulacaktır. Tabi bu linklerin hepsi istediğiniz bilgiyi içermeyebilir. Yapmanız gereken listede verilen konu başlıklarına göz gezdirip işinize yarayacağını düşündüğünüz linkleri seçmektir. Aramayı yaptırırken ne kadar çok anahtar veri girerseniz, istediğinizi bulma şansınız da o kadar artar, böylece konuyla ilgisiz çoğu link sayfa açılmadan elenecek ve siz de zaman kazanacaksınız.
Şu an webde en çok kullanılan arama motoru Google dır.Google dan sonra Yahoo Search daha sonrada Microsoft firmasının arama motoru Bing gelmekte.
Arama motorları girilen klimelerin geçtiği web sitelerini tarar ve bize gösterir. En çok ziyaret edilen siteler ilk sıralarda gösterilir.
Web tasarımında Dikkat edilecek Noktalar
- Sayfa adında ya da sayfada yer alan herhangi bir resim ya da animasyonlar kaydedilirken asla Türkçe ve özel karakterler (ğ,ü,ş,İ.ç.ö,ı,?,\ vs.) kullanılmaz.
- Sabit diskinizde öncelikle WEB sayfanıza ait dokümanları kaydedeceğiniz bir dizin ve bu dizin içerisinde resimleri ya da animasyonlarınızı kaydedeceğiniz bir alt dizin oluşturunuz. Sunucu bilgisayarına bu bilgiler atılırken (upload) aynı dizinleri bu alanda oluşturmak gerektiği asla unutulmamalıdır.
- WEB sitenizi yaptığınızda, mutlaka ana sayfanızı index.html olarak adlandırınız. Birçok WEB sunucu için varsayılan sayfa index.html’dir. Bazı sunucular da varsayılan sayfanın default.html olarak adlandırılmasını ister.
- Görsel tasarımı hazırlarken göz tırmalayıcı renklerden kaçınmamız gerekir. Ana renkleri değil ana renklerin tonlarını kullanmalıyız.
- Sayfalarımızın boyutu mümkün olduğunca az olmalıdır. Böylece sayfalarımız daha hızlı yüklenecektir.
- Sayfalarımızda kullandığımız resimlerin boyutununda küçük olması gerekir.
- Sayfalarımızda gereksiz efektler ve görseller kullanmamak gerekir.
Bir web sayfasını Not defterinde hazırlayabiliriz. Ama daha az yorulmak ve daha hızlı olmak için daha profesyonel programlar kullanılmalıdır. Örnek : Dreamweaver, FrontPage vs.
Web 2.0 Nedir?
Web 2.0, O’Reilly Media tarafından 2004′de kullanılmaya başlayan bir sözcüktür ve ikinci nesil internet hizmetlerini – toplumsal iletişim sitelerini, vikileri, iletişim araçlarını, folksonomileri- yani internet kullanıcılarının ortaklaşa ve paylaşarak yarattığı sistemi tanımlar.
AJAX, SOA, bıcır (widget) gibi teknolojik terimlerle açıklanmaya çalışılan Web 2.0 gerçekte bir akımdır. Teknolojik araçlar, bu yaklaşıma hizmet edecek yardımcı araçlardan ibarettir. Web 2.0, web hizmetini iyileştirmek amacıyla ziyaretçilerin siteye katılımını sağlamak, yine aynı amaçla diğer sitelerle ve ziyaretçilerle işbirliği (collaboration) yapmak fikrine dayanan bir akımdır. Haberdar olmayı ve katılımı kolaylaştırmak amacıyla AJAX, bıcır (widget), RSS… gibi teknolojiler kullanılabilmektedir. Siteler kendi aralarında işbirliği yapmak amacıyla SOA, XML, WebService gibi teknolojiler kullanabilmektedirler. Bu akımda, içeriğin sınıflandırılmasından (etiketleme-tagging) zenginleştirilmesine kadar (Örn: Facebook) her türlü büyük-küçük katkı teşvik edilir ve memnuniyetle karşılanır. http://tr.wikipedia.org/wiki/Web_2.0
Kaynak: Megep Modülleri







